Alternatif Tatil Mekanları ~ Alternatif Tatil: Kaş Eflatun Sanat Kampı Bir gezinin ardından Kültür Sanat (Hürriyetim) Kültür Sanat (Hürriyetim) Sanat kampında tatil 'Herşey dahil' sanat kampı 'Herşey dahil' sanat kampı

 

 

Bir gezinin ardından....

 

Hayat sürprizlerle dolu. Deniz Müzesi Galerisi'ndeki sergimizde "Kaş" için bir teklif aldık.Kaş bildik bir yerdi,orada sergi açmak cazip bir teklifti.Heyecanlandık(.Bizler akademiden altı arkadaş ve bir de oğlumuz ile Ayşen Erte gravür-resim atölyesinde yaklaşık dokuz yıldan bu yana gravür yapıyoruz).Bu bizim için en azından tatil olur diye düşündük.

 

Eflatun Sanat Evi Kaş'ın 500 metre yukarısında, yaylası konumunda... Kaş'ı aşağıda bırakıp taş yollardan geçerken böyle nereye gidiyoruz diye birazda tedirginlik yaşadık.Bu el değmemiş yollar garipte bir haz veriyordu bizlere...Bir macera yaşayacaktık bu kesindi. Doğanın bin bir kokusu ve rengiyle içiçeydik.Rüzgarla taşınan hayvan sesleri,yaprak hışırtılarına taş yolun uğultusu karışıyordu.Nereden bilebilirdik ki bu taş yolu bin yıllar önce de Likya'lıların kullandığını ve kendimizi bir de tarihin içinde bulacağımızı....

 

Eflatun'a vardığımızda Aydın Çukurova ve ekibi bizi çok içten karşıladı. Burası doğal bir konforla düzenlenmişti... Oturumda devasa ağaçların altındaki tahtta ikramları kabul ederken, Aydın Bey bize bölgenin konumu, tarihi ve doğal güzelliklerini anlatıp, bir gezi programı oluşturdu. Günbegün de uyguladı.Uzun yürüyüşlerimizde, öğrendiği, keşfettiği her şeyi küçük bir çocuk neşesiyle, bir ögretmen sorumluluğu ve bir evliya sabrıyla bize anlattı. Akşamları da yorgun-argın minderlere kurulup sıcak çaylarımızı yudumlarken dünyanın dört bir yanından çektiği enfes fotoğraflarını seyrederken mest olduk. Kekova, Kaş, Patara, Kalkan.... Likya yollarında onlarca km.ler yaptık.Taşların, bitkilerin dillerini öğrendik Eflatun'a dönerken güzel yemeklerin bizi beklediğini bilerek mutlu olduk.Yemek diyince söylemeden geçemeyeceğim; vejeteryanım ve ilk kez bir seyehatimde gerçek anlamda yemek yedim. Günler çabucak geçti. Ayrılık vakti geldiginde bunca şeyi şu beş güne sığdırmanın yanında, buradan ayrılmanın hüznü de sardı bizi.  

 

Aydın gerçek bir beyefendi, bilgelik ve dostluk insanı. Bize Anadolulu olmayı yeniden öğrettiği için O'na minnettarız.  

 

Kaş'ı terk ederken bu toprakların insanı olmanın ne kadar özel bir şey olduğunu düşünerek, unuttuğumuz değerleri ve doğanın bir parçası olmanın ne kadar güzel olduğunu hüzünle fark ederek yavan, kirletilmiş hayatımıza döndük.

 

Gulden Günaydın,

ggünaydin@ttnet.net.tr

Sanatçı, iST.

 

 

 

 Eflatun Sanat Kampı

 

kas'in cukurbag koyundeki bir koy evinin sanat kampi yapilmis hali. renkli renkli boyanmis kapili odalari var. odalarin bazilarinin isimleri de phellos, tylos, xanthos.. likya yolu isaretlerini izlerken yolunuz duserse sag diil de sola sapin phellos antiphellos yolundan, bi caylarini icin, hektor ve heleni gorun kendileri kampin sadik bekcileri ve yolunuza oyle devam edin. ayrıca http://www.kasartcamp.com

(asteroid b612, 21.08.2005 13:00 ~ 23.08.2005 09:42)

 

 

 

Eflatun Sanat Kampı

 

eflatun sanat kampı / gerenimo - ekşi sözlük

 

 1.   ressam aydın çukurova nın, kaş ın çukurbağ köyü nde, galiba önce kendisi için yarattığı sanat kampı. bahçesine girip de 'kendime böyle bir yer yapsam' demekten alamıyorsunuz kendinizi.

kaş-antalya yolu üzerinden; kaş ı 8 km kadar çıktıktan hemen sonra sola, (ya da kaş a 8 km kala sağa) ağullu kavşağı döner. ordan dönünce tabelalar sizi kampa yönlendirecektir. tabi, pınarbaşı nda kafe işleten biri var; eflatun un yönlendirme tabelalarını sürekli söküp, tahrip ediyor. eğer tabela göremezseniz diye; pınarbaşı sapağından sol/güney yönüne dönüyorsunuz. sonrası kolay bulursunuz hemen. yalnız, araçla gidiyorsanız ve aracınızın altı alçaksa, dikkatli sürün. metalbüken nam taşlar var yolda.

şimdi bu entelektüel inziva diyebileceğimiz bir olgu var. yaratıcı kişi,
kafasındaki tasarımları herhangi bir parazite mahal vermeden gerçekleştirmek için; insandan, sesten, zihnindeki özgün yapıya istemi dışında müdahalede bulunacak her şeyden uzaklaşmak ister. kendiyle kalır.

denir ya başkasının özgürlüğünün başladığı yerde seninki biter; başkası yoksa çevrede, seninki bitmek bilmez. yalnız kalmak, sanatçı etkinliği açısından verimliliği arttıran önemli bir imkandır, bu açıdan. çevrede gıkını bile çıkarmayan tek bir insanın varlığı bile, bu sürece olumsuz etki eder. ister istemez düşünsel süreçte kesintilere neden olur başkasının varlığı. 'ayak sesleri geliyor; mutfağa gidiyor herhalde!' dediniz mi; bitti işte!

bazı sanat dehalarının, tutkulu aşıklar olmalarına rağmen evlenmemeyi
seçmeleri de bu argümanla açıklanabilir. neyse. aydın çukurova, zamanını ikiye bölmüş. bireysel sanat çalışmalarını kışın sürdürüyor. bunlara ilişkin bazı detayları sonraya bırakıyorum. kamptaki yaşamı anlatayım biraz.

aydın çukurova yaz mevsiminde, kamptaki konaklama imkanlarını insanlara açıyor. bir tür turizm etkinliği denebilir. konuklarına resim, seramik, ebru gibi sanat dallarında en azından ilk deneyimi kazanmalarına yarayacak eğitimi veriyor. kampın birkaç odası var. bunun dışında kümbetlerde ya da çadırlarda konaklayabiliyorsunuz. çok güzel bir bahçede dinlenme sekisi, hamaklar ve benim conan masası dediğim; eski ahşap masalar var. masaların yapımında kullanılan çiviler de ahşap. öyle eski yani. taş binanın sofası, açık hava atölyesi gibi. sofanın üstündeki, asmalarla çevrili terasta, sabahları meditasyon seanslarına katılabilirsiniz. çevredeki ören yerlerine yürüyüş programları düzenleniyor. phellos, kyenai, patara, letoon gezileri bunlar arasında aklıma gelenler. aman diyim! ben yürümek yorulmak istemem derseniz bile, eflatun tepe yürüyüşüne mutlaka katılın derim. tepenin daha önce bir adı yokmuş. eflatun sanat kampı sayesinde popüler olan ve kaş a tepeden bakabildiğiniz enfes bir manzara var ki, yürüyüş buna değiyor. hele ki günbatımında. ben sadece bu güzergahı yürüdüm.

saydığım sanat çalışmalarının da hiçbirine katılmadım. yemek yiyip, yattım. dinlendim. kampın rutin programlarına katılmak gerekliliği yok elbette. ben de antalya bölgesinin cehennem sıcağında çukurbağ ın, herhalde 8-10 dereceyi bulan ısı farkının tadını çıkardım. yalnız, geceler için birer polar bulundurmakta yarar var; ayrılırken hasta olmuştum. temmuzdu.

kamp böyle. biraz aydın çukurova dan bahsedeyim. bazen, sanattan söz etmeye kalktığınızda ortamda bir sanatçı varsa, benim gibi sanatçı olmayan başkalarının muhabbete katılmasıyla ilgili sıkıntı olur. bu sıkıntı kendisini şöyle de gösterir; sohbete konu edilen sanat olgusu, süregiden hayatın birazcık üzerinde, havada yaylanan saydam bir sini gibi asılı durur. (ancak bu benzetmeyle anlatabiliyorum, mazur görün) böyle olunca da sizin ister istemez yerden havalanamayan jargonunuz, bir türlü saygı ve ilgi göremez. aydın çukurova yla sanattan bahsederken o kristal siniye dokunma şansınız oluyor. zaten, gündelik hayatında şahit olduğunuz içtenlik; siniye dokunmakla ilgili cesaretinizi de arttırıyor. öyle ya; az önce salataya zeytinyağı mı koyalım; yahut bira mı içiyoruz, şarap mı diye konuştuğunuz insan, aynı insan!

bugüne kadar resim sanatında uygulanmamış özgün bir resim tekniğiyle yaptığı tabloları, kampın her yerinde görme şansınız var. transparan tekniği dediği bu uygulamayla ilgili, ser verip sır vermiyor şimdilik. gelecekte el verecek bir çırak bulmayı umduğunu ve bulursa sırrını ona aktaracağını söylüyor. bu teknikle yaptığı tablolarda, yaşadığı bölgenin geçmişinden izler buluyorsunuz. likya uygarlığının binlerce yıla direnen kalıntıları, artık nasıl bir teknikle düşüyorsa tuvale, rengarenk bir çerçevede yaşamaya devam ediyor. resimlerinde işlediği bu tema, yaşayan likya başlıklı geniş kapsamlı bir projenin parçası. yaşayan likya projesiyle ilgili geniş bilgi için şu link işe yarar: www.kasartcamp.com

inzivadan söz ettim ya, aydın çukurova kampı kışın da ziyaret etme fikrime içtenlikle olumlu yanıt verdiyse de, sanatsal üretim süreciyle ilgili hassasiyeti olacağını düşündüğüm için, sanırım gerçekleştirmeyeceğim. yaz bitmeden fırsat bulursanız ve antalya bölgesine gitmeyi düşünürseniz, eflatun sanat kampı bir sürü şeyi unutabileceğiniz başka bir alem sunabilir. şiddetle değil, bilakis sükunetle öneririm. hararet yok yani, sakin kafayla öneriyorum.

       (geronimo, 11.08.2006 14:19 ~ 14:21)

 

 

Michael Schecter / Canada

 

For me, finding Elfatun was like discovering an oasis in a desert. I
had been hiking the Lycian Way for several weeks when I landed upon
this wonderful and welcoming establishment. Discovering the first
English words I had seen in a while, I tentatively walked through the
gate and requested some water and information as to my whereabouts.
The hospitality and warmth were soon overwhelming. I was offered
water, food, and shelter. Aydin truly surpassed all obligations,
allowing me to feel not as a guest, but as a friend.

I decided to return to Eflatun upon completion of my hike. My decision
was easy to make and incredibly rewarding. Relaxing at Eflatun has
been refined to perfection. Enjoying a warm cup of tea beneath the
gorgeous sitting tree is a memory I cherish and keep with me even
today. I enjoyed Aydin's creative stimulation and was even able to
bring some art home to show for it. Of course for me, my greatest
memories were of rising early, practicing yoga, and diving into a
delicious, fresh, traditional Turkish breakfast.

Aydin, you have a special place. Eflatun is far more than just a plot
of land. It is an idea, a belief. Eflatun remains my source of
inspiration and tranquility. I feel so fortunate to have found you.

 

Michael Schecter

mschecter@gmail.com

 

Eflatun ekibine selam olsun!

 

Aydınlık, yalın, doğal, esprili, içten, iyi niyetli, yüksek standartlı

ekibinize tekrar teşekkür etmek istedim.

 

İstanbul'a döndüğümden beri deneyimlerimi anlatırken ve fotoğraflarımı

gösterirken hikaye anlatıyormuş gibi hissediyorum. Bir haftaya ne çok şey

sığdırmışız öyle.. Kıymetli ve hoş anılar sandığımda yer aldığınızı bilin

istedim.

 

Sizin "eflatun" ile başardığınız yaşam biçimi dünyaya örnek olsun!

 

Selam ve sevgilerimle

 

Ressam Serap Başol

serapbasol@superonline.com

 

       Eflatun’a Mektup

       Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra nihayet Kaş'a gelebildik. Kaş şimdiye kadar gördüğüm tatil yerlerinden daha doğal ve etkileyici bir yer. Eflatun Sanat Kampı'nın sahibi Aydın beyin içten karşılaması ile yorgunluğumuz biraz hafifledi. Kaş hakkında bizi bilgilendirdikten sonra kampa doğru yola koyulduk.

 

    Kamp yüksek dağların arasına saklanmış ve doğallığından hiçbirşey kaybetmemiş eski bir köyün içinde. Aydın beyin büyük bir titizlikle ve büyük bir sevgiyle yaptığı kamp gerçekten görülmeye değer. Sanat eserlerinin sergilenmesi için hazırlanmış salonlar, sadeliği ve doğallığı seven konuklar için hazırlanmış odalar ve dilediğiniz gibi kullanabildiğiniz mutfak konforlu bir tatil ortamı sağlıyor.Ayrıca tarihsel geçmişi ve davet ettiği sanatçıların eserleriyle daha da zenginleşen bir ortama sahip. Sanatçı kişiliğinin yanı sıra bilgilerini paylaşması, içten ve doğal bir insan olması günlerinizin renkli ve huzurlu geçmesinde Aydın beyin katkısı çok büyük. Sanatı ve doğayı sevdiren özelliğinin yanı sıra harika bir aşçı. Özellikle fesleğenli menemeni harika. Her yaşta insanın gidip rahatlıkla kalabileceği çok güvenli bir yer. Güzel hayallerini gerçekleştirmiş olması ve en önemlisi bu güzellikleri başka insanlarla paylaşıyor olması gerçekten takdire değer. Tarihi doğa gezileri  için, sanatınızı ve bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için, harika ev sahipliği ve güzel sohpetleriniz için  çok çok teşekkürler. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.  Temmuz 2007                                                                                        

 

Füze SÜMER    

A.D.O.B Orkestra Sanatçısı

 

 

        Bir türküdür EFLATUN;   

        Çiçekleri, fesleğenleri, asma üzümleriyle…

Sürpriz bir geziydi benim için, 16 Temmuz sabahı başladı EFLATUN’a;

Kaş’ın Çukurbağ köyünde mütevazi bir yer Eflatun Kamp. Doğa, sanat, kültür iç içe, her biri farklı köşeden (İstanbul,Sdney,Eskişehir) gelmiş, farklı çevrede yetişmiş bir grup; asma üzümler altında olmuş bir aile.

Yoga, workshoplar, kültür gezileri, eklenince buna bir de deniz… söylenecek söz kalmadı etkinliklere. Maviyle, yeşilin kucaklaşması bir yana, bir başkadır gün batımı Eflatun tepe’de….

Yorgunluk için hamak sefası, sohbetler yapıldı hafif serin rüzgarla çardakta…….

Ne koşuşturma var ne kalabalık, stresten uzak EFLATUN KAMP. Ev sahibi AYDIN ÇUKUROVA’nın pozitif enerjisiyle oluyor HARİKA BİR YER.

Sergimizi açtık, kültür gezimizi yaptık, tarihi dokuyu yakından inceledik, denize girdik…

Yeni dostluklar adına, içimiz sevinçle dolu; ayrılıkla kalpler buruk, el salladık her birimize.

Sıcak ama sımsıcak dostluklarla; dinlenmiş, huzurlu, mutlu döndük evimize.

Sağolasın Aydın Çukurova. Eflatun kampla dostluklara kucak açtın.

Yeni dostluklara…Yine dostluklara…

Genç dostumun da dediği gibi:  BELKİ BİRGÜN YİNE BULUŞURUZ   ÇİÇEKLER, FESLEĞENLER, ÇEKİRGELER DİYARINDA… 21-07-2007

 

NİMET CÖRÜT, Sanatçı, ESKİŞEHİR

nimetcorut@yahoo.com.tr

 

 

Eflatun’dan Geriye

Kaş Sanat Kampı’na  gitme fikri ressam arkadaşım Nimet Çörüt’ün sergi önerisi ile gündeme geldi.

Eflatun Kamp’ın  web sayfasını gördükten sonra ben de orada olmalıyım dedim.

Çocuk heyecanı ile yolculuğumuz  başladı, Çukurbağ girişinde Aydın Bey bizi karşıladı.

 

Taşlı yolun sonu ve Kampa gelişimiz... Doğal yaşam alanımız " EFLATUN"

Müthiş bir ikilem ve heyecan..

Günü Yoga ile selamlamak, huzuru  tüm zamana yaymak..

EFLATUN’un Aydın Çukurova dopingli pozitif enerjisi kampta yaşam keyfine dönüşüp, tüm grubu sarıyor..

Kampta yaşam çook keyifli.. Doğal köy kahvaltısı..

Gün içinde DOĞA ve TARİHİ dokunun bize yaptığı sürprizlerle dolu, farklı  rotalardaki Likya  yürüyüşleri..

ardından deniz keyfi farklı koylarda...

Bu arada kamptaki diğer arkadaşlarla enerji alışverişi ve uyum..

Eflatun Tepe’den müthiş Kaş izleği..

Kyenai’den Kekova ve minik adacıklar..

Keyifli atölye çalışmaları...

En önemlisi oraya ait olma hissi  ve dönüş hüznü bir arada..

Şimdiden gelecek tatil programını Kamp’ta geçirmek için kendimize söz vererek ayrılma.

Ve yaşadığımız  şehre  EFLATUN’daki  alışkanlıklarımızı +huzuru +paylaşımlarımızın keyfini getirme....

Ben güne Yoga ile başlıyorum. Öğrenmek için program araştırıyorum,,,

Aydın Çukurova EFLATUN’u yaşam alanı olarak seçip, bizlere  açtığınız için

SAĞOLUN...

"Bu arada  Sezgi’nin kalan 2 pudingi ve tek çikolatalı gofreti gruba  paylaştırarak  ikramını,

Gökçe’nin ‘bulaşık keyfini’ de unutamam.."

 SELAM ve SEVGİYLE ... Temmuz 2007

 

Yurdagül Işıl,

Sanatçı

yurdagulisil@gmail.com

 

 

Eflatun/Aydın’a,

Sanat kampında unutulmaz bir hafta geçirdim. Tüm emekleriniz için teşekkür ederim. Trt 2 deki program ise çok güzel olmuş, ben göremedim ancak izleyenler öyle söylüyor. Tatlı akşam sohbetlerini, tekne gezisini, likya'yı yeniden keşfimizi, kahve sürprizinizi arkadaşlara anlatıp duruyorum. Misyonunuzu sürdürmek, deneyimlerinizi paylaşmak ve ülkemize yeni Kaş sevdalıları kazandırmak için kendinize iyi bakın .

 

Tekrar görüşmek üzere... Temmuz 2007

 

Berna Özcan,

bernaozlem.ozcan@gmail.com

 

Sanat kampında tatil

Kaş'ın Çukurbağ köyünde, iki katlı, sekiz odalı bir sanat evi var.

Adı Kaş Eflatun Art Kamp. Resim, fotoğraf, ebru sanatlarının yanı sıra reiki, kristal terapi ve renk tedavisi uygulanıyor. Organik sebze ve meyve üretilip tüketiliyor. Bildik tatil seçeneklerinden sıkılanlar, Eflatun'un bahçesinden dışarı çıkmadan 10 gün geçirebiliyor...
FATİH TÜRKMENOĞLU
fturkmenoglu@milliyet.com.tr

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar'dan mezun olan Aydın Çukurova, bütün dünyayı dolaşmış. Özellikle Asya'da; Hindistan, Sri Lanka ve Tibet'te uzun zaman geçirmiş. Hayatın anlamı üzerine iyice kafa yorup Kaş'a yerleşmeye karar vermiş.
Önce, Kaş merkezinde, içinde atölyesi ve kütüphanesi olan ve halkın, özellikle de çocukların kullanımına açık bir evde yaşamış. Konukların sayısı artınca, yatılı konuk talebi fazlalaşınca, çareyi Çukurbağ köyüne kaçmakta bulmuş. Eski bir taş evi onarmış ve hayallerini bir bir gerçekleştirmiş.
İki yıldır açık olan Kaş Eflatun Art Kamp, "Paylaşılmayan sanat, üretilmemiş olandır" felsefesinden doğmuş.
Kaş merkezinden daha az nemli olan, deniz seviyesinden 450 metre yüksekteki Çukurbağ köyünde akşamları üzerinize ince bir mont gerekebiliyor. Merkeze arabayla sadece yarım saat mesafede. Dünyanın her yerinden sanatçılar, sanatçı olmak isteyenler ve sanatseverler için alternatif bir tatil olanağı sunuyor.
Likya yürüyüş yolu üzerindeki Eflatun'da, yarısı duşlu ve tuvaletli altı oda var. Ayrıca, isteyenler çadır alanında kalabili-
yorlar. Üç öğün açık büfe yemek çıkıyor, tamamen vejetaryen ve mutfağa tüm konuklar yardım ediyor. Gün boyu kiraz sapı, dağdan kendi topladıkları kekik ve mısır küspesi çayı içiyorlar.
Tipik bir gün, güneş doğarken yoga ve meditasyon seansı ile başlıyor. Kahvaltı sonrasında, isteyenler kendilerini sanat aktivitelerine adıyor. Temel sanat seminerlerinin yanı sıra resim, seramik, heykel, ebru ve fotoğrafla ilgilenenleri, gerekli tüm malzemeler hazır bekliyor. Phellos ve Antiphellos kentleri arasındaki Eflatun, yürüyüşe çok elverişli bir konuma sahip. Haftalık program dahilinde, mutlaka bir tam gün, antik kalıntılar arasında yürüyüşle geçiyor. Öğleden sonraları, İngiliz hemşire Ann Küçük reiki, kristal tedavisi ve renk terapisi uyguluyor.
Kampta kalmayan yürüyüş ve sanat tutkunu turistler, genelde öğleden sonraları "bir çay içmeye" uğruyor. Derin sessizlik, akşamları yapılan iki saatlik klasik ve etnik müzikle değişiyor. Mumlar eşliğinde yenen yemeğin ardından sohbet uzuyor...
Eflatun'da insan başka bir hayat yaşıyor. Yandaki Pembe teyzenin keçisinin bahçeye girmemesi için çabalamaya başlıyorsunuz örneğin. Ya da sekiz aylık hamile Neslihan'ı bostandan çıkartıp salata için domates toplamaya gidiyorsunuz. Yatağınızı toplayıp çardak altında, elde bir kitap, içiniz geçiveriyor.
Aydın beyin tabiriyle, "güzel insanlar, güzel enerji" merkezi Eflatun'da, insan gerçekten de dinçleşiyor, şehre, yeni bakımdan çıkmış araba misali, sıfır motorla dönüyor...


"Benim ticari kaygım yok"
Aydın Çukurova
Fiyatlar çok düşük, ayakta kalabiliyor musunuz?
Benim ticari kaygım yok; sofram geniştir. Sohbet etmeye gelenler de çok değerli. Yaşıyoruz işte.

Yaz-kış burada mısınız?
Yalnız yaşıyorum ve yaz-kış buradayım.
Kışın dört ay konuk kabul etmiyoruz. Onun dışında, hep gelenler oluyor. Sanat ikinci planda aslında, buradaki enerjiyi seviyorum. Dünyanın her
yerinden sanatçı ve sanatseverlerle, doğaseverlerle birlikte olmak çok güzel.


Nasıl gidilir?

Uçak tercih edenler için
Kaş-Dalaman 190 km. Otobüs seferleri var. Kaş merkezinden de Çukurbağ köyüne minibüsler kalkıyor, Eflatun'un dar yolunun girişinde bırakıyor. Oradan, kat edilmesi gereken 1 km.'lik bozuk bir toprak yol var. Ya Aydın beyi arıyorsunuz, gelip alıyor ya da, az eşyanız varsa, yürüyorsunuz.
Adres: Eflatun Art Camp, Düdenağız Vadisi, Çukurbağ Köyü, Kaş.
Tel: (0242) 839 54 29, www.kasartcamp.com
Fiyatlar: Haftalık programlar her şey dahil, kişi başı 500-620 YTL arasında değişiyor. Günübirlik kalmak isteyenler için de tam pansiyon konaklama 35-50 YTL.



Kaş'ı görünce, "Tamam, burası evim" dedim
Ann Küçük
Ann Küçük İngiltere'de anestezi hemşiresi olarak çalışmış ve emekli olmuş. Türk eşi olan bir arkadaşının tavsiyesi ile Kaş'a gelmiş ve ülkesine hiç geri dönmemiş. Eflatun'da alternatif tedaviler uyguluyor.

Alternatif tedaviler konusunda İngiltere'de mi eğitim aldınız?
Evet, hatta orada çalıştığım hastane, bazı hastaları bana gönderiyordu. Kristallerin koruyucu bir etkisi var. Enerjinin dengede durmasına yardımcı oluyorlar. Reiki'nin faydaları da artık herkes tarafından kabul edilmiş durumda.

Burada, köyde mi yaşıyorsunuz?
Köyde yaşıyorum. Buradaki hayat daha sağlıklı. Köylüler iyileşmek için eski yollara başvuruyor. Geçenlerde bir komşum, kanserden korunmak için ısırgan tohumu yediğini anlattı. Neyin iyi olduğunu biliyorlar. Batı kültüründe, hastalar doktorun hastalığı tedavi etmesini bekler. Burada herkes kendine de yardım ediyor.



Ne yapılır?

Kamptaki programların yanı sıra Kaş'ta denize girmek veya dalmak mümkün ve çok kolay. Arabanız yoksa, Aydın bey yardımcı oluyor. Ayrıca, sıkı yürüyüş yapmak lazım. Gene yakınlara uzanıp, Myra (Noel Baba), Kekova, Patara, Letoon ve Xantos'u günlük gezilerle ziyaret edebilirsiniz.
Kaş'a indiğinizde, canınız daha az sağlıklı şeyler çekerse, meydandaki Mavi'de bir kahve içip biraz piyasa yapabilirsiniz. Mustafa abinin Cafe Corner'ında makarnalar çok lezzetli. Barilla'dan ustalar gelip eğitmiş. Fiyatlar çok uygun. Tel: (0242) 836 14 09. Balık içinse, ben bu kez Mercan'ı denedim ve çok sevdim. Kendiliğinden ekşi ve tuzlu gibi bir ot yedim, adı "deniz otu"ymuş. Tel: (0242) 836 12 09.

 

 

Birbaşla Sergi / Ayşen Erte

 

Kıymetli arkadaş Aydın Çukurova ile tanışmamız, 2006 İstanbul-Beşiktaş deniz müzesindeki atölyemizin gravür resim sergimizi ziyareti sırasında olmuştu. Resimlerimizi beğendiğini söyleyip bizleri çeşitli sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği, kendisinin kurmuş olduğu Kaş-Eflatun Art Camp’a davet etti. Bizler için böyle bir daveti değerlendirmek tabii ki çok heyecan vericiydi. Haziran ayının ortalarına denk düşen yazın başlangıcı sayılacak bir dönemde samimi, doğal, insana insan olduğunu hatırlatan, huzur verici, büyüleyici doğanın ortasındaki bir ortamda sergimizi açtık.

Sonraki günlerde Aydın arkadaş tüm içtenliği ile sabahtan akşama kadar rehberlik yaparak kaldığımız süre içerisinde ışık ülkesi Likya medeniyetinin kalıntıları içerisinde bizleri yoğun bir program dahilinde gezdirdi. Ben ise 30 sene evvel sevgili azra Erhat ve onun oluşturduğu mavi Yolculuk gurubu arkadaşlarıyla bu yerleri iki yıl üst üste görüp lüks olmayan teknelerle doğayı, tarihi ve arkeolojiyi heyecanla yaşayıp mitolojik hikayeleri dinledikten sonra sanatsal çalışmalarımın temelini şekillendiren geçmişte yaşadığım önemli yolculuklardan sonra buralara atölyemdeki çok sevgili arkadaşlarımla birlikte tekrar gelip kıymetli dost Aydın Çukurova’nın sanat evinde ürettiklerimizden bir seçki sergilemek de bana ayrıca mucize gibi gelmişti. 

 

Ayşen Erte   

 

Likya Işığı / Birgül Hacıalioğlu

 

 

Yaklaşık 9 yıldır Ayşen Erte Gravür atölyesinde Akademili arkadaşlarla keyifle gravür çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

       Zaman zaman çeşitli galerilerde bu çalışmalarımızı sergilemekteyiz.

      Aydın Çukurova’nın isteği üzerine Eflatun Art Camp’da sergi açmaya karar verdik.

      Arkadaşlarımızla haziran ayının ilk haftasında Kaş’a gittik. Ben daha önceleri Kaş’ı  görmüştüm. Nasıl bir kitabı her okuyuşumuzda farklı duygular hissediyorsak gördüğümüz bir beldeyi daha sonra gördüğümüzde de farklı güzellikler hissediyoruz.

      Geçmişten günümüze pek çok kültürlerin izlerini taşıyan Likya’yı Aydın Bey bir rehber titizliği ile gezdirdi. Likya’da hem bilginin ışığını hem de gün ışığını yeniden hissettim.

      Arkadaşlarla Likya yolunu gezerken çok ilginç görüntülerle karşılaştık. Böcekler, kelebekler, çiçekler, doğanın güzelliği, hepsi bizi etkiledi. İnsan ne tarafa bakacağını ve neyi inceleyeceğini şaşırıyor.

      Ayrıca yemekler de çok güzeldi. Aydın Beyin bu bölgede böyle bir sanat galerisi ve atölyesi açması görülmeye değer.

                                                                                                             

Birgül Hacıalioğlu

 

Kültür Sanat  (Hürriyetim)

Son Güncelleme 14:07

26.04.2005

 

Kaş-Eflatun Sanat Kampı yeni sezonu açıyor

 

Uluslararası etkinlikleriyle turizm cenneti Antalya'ya farklı lezzetler katan Kaş-Eflatun Sanat Kampı, yeni sezonu 1 Mayıs'ta iki sergiyle açıyor. Sergilerden ilki Atina/POPFA Fotoğraf Kulübü sanatçılarının yapıtlarından oluşuyor. İkinci sergide ise yerli ve yabancı resim ve heykel sanatçılarının yapıtları sanatseverlein beğenisine sunulacak. Her iki sergide 1 Mayıs'ta açılıyor .

                                              

Antik Likya yürüyüş yolu üzerinde kütüphane olarak da hizmet vere Kaş Eflatun Sanaç Kampı'nda sezon boyunca resim, seramik, heykel, ebru ve fotoğraf çalışmalarının yanısıra yoga, reiki gibi etkinlikler ve Likya kültür yürüyüşleri  ve deniz aktiviteleri de yer alıyor.

Kaş Eflatun Sanat Kampı ile ilgili ayrıntılı bilgi için:
www.kasartcamp.com

 (Hürriyetim)

 


 

'Herşey dahil' sanat kampı

 

 

 

 

Antalya'nın Kaş İlçesi'ne bağlı Çukurbağ Köyü'nde geçen yıl hizmete giren Eflatun Sanat Kampı, yeni sezonu 1 Mayıs'ta açıyor. Konaklama, sportif ve sanatsal faaliyetlerin bulunduğu tesiste, 'herşey dahil' konaklamanın haftalık bedeli 400 YTL'den (400 milyon lira) başlıyor.

Her şey farklı sergi

Uluslararası etkinliklerle geçen yıl Akdeniz'de yeni bir trend oluşturan Eflatun Sanat Kampı'nın sahibi ressam Aydın Çukurova. Sanatçı Çukurova, Antik Likya yürüyüş yolu üzerindeki deniz manzaralı tesisin hem pansiyon, hem de sanat galerisi, kütüphane ve sanat atölyesi olarak hizmet verdiğini belirtiyor.

Sezon açılışını Atina'daki dünyaca ünlü POPFA Fotoğraf Kulübü ile yapacaklarını kaydeden Çukurova, kampta her ay farklı bir sergi düzenleneceğini bildiriyor. Misafirlere tatilin yanı sıra sanat yapma fırsatı da sunduklarını ifade eden Çukurova, şu bilgileri veriyor:

'Kampta geçen yıl olduğu gibi resim, seramik, heykel, ebru ve fotoğraf kursları vereceğiz. Ayrıca yoga, reiki, gibi aktivitelerle Likya kültür yürüyüşleri düzenleyeceğiz. Kampımızda kalanları tekne turlarına çıkaracağız.' Çukurova, dağbaşındaki sanat kampında 2005 sezonunda yapılacak bütün aktivitelerin www.kasartcamp.com sitesinden de yayınlandığını sözlerine ekliyor.

Sanat galerisi var

Kampın bulunduğu mekanda iki katlı sekiz odalı bir taş pansiyon-ev bulunuyor. Giriş katındaki dört oda, sürekli açık sanat galerisi ve kütüphane olarak kullanılıyor. Evin alt katları ise birbirinden bağımsız duble odalardan oluşuyor. Atölye çalışmalarının yapıldığı ortak yaşam alanı asmaların bulunduğu ön bahçe. Yan duvarında, ocağından odun alevi eksik olmayan bağımsız mutfak da bahçenin en işlek noktasında. Onun arkasında meditasyon kümbetleri ve çadır alanları mevcut. Tere, roka, salatalık, patlıcan ve domates gibi organik sebzelerin yetiştiği sebze bahçesi ise batı yakada.

Mustafa KOZAK / ANTALYA

 

 

Uluslararası karma sergi ve Atina POPFA fotoğraf kulübüyle yaz sezonunu açan Kaş-Eflatun Sanat Kampı, Haziran ayında da dünyaca ünlü Hollandalı seramik-heykel sanatçısı Valentine van Herpen sergisine ev sahipliği yapıyor.
Uluslararası karma sergi ve Atina POPFA fotoğraf kulübüyle yaz sezonunu açan Kaş-Eflatun Sanat Kampı, Haziran ayında da dünyaca ünlü Hollandalı seramik-heykel sanatçısı Valentine van Herpen sergisine ev sahipliği yapıyor. 28 Haziran’da bir de workshop yapacak olan Valentine van Herpen’in dış mekan sergisine eşlik eden sergi ise doğa fotoğrafının usta ismi Gökhan Türe’nin fotoğraf sergisi olacak. Sanatsal etkinlikleri Yoga, Reiki ve Likya kültür yürüyüşleriyle bütünleştiren Eflatun Kamp’ın yoga aktivitelerindeki ilk konuğu ise Dean Livesley olurken Reiki ve Aroma Terapi uygulamaları da Ann Küçük ile başlıyor.. Haziran 2005 Aktiviteleri Yoga : Dean Livesley Reiki & Aroma Terapi : Ann Küçük Salı Workshopları 07 Haziran Gonca Dülger (heykel) 14 Haziran Petra Bonomi (resim) 21 Haziran Serap Kızgut (resim) 28 Haziran Valentine Von Herpen (seramik Likya Kültür Yürüyüşleri Pazartesi yürüyüşleri (½ gün) - Phellos ve Eflatun Tepe, Kyneai ve Hoyran ile dönüşümlü. Çarşamba yürüyüşü ve tekne gezisi (tam gün): Teimussa-Simena-Kekova Cumartesi yürüyüşleri (½ gün-tam gün) Patara Su Kemerleri, Şeşebe Kilisesi, Patara, Pınara ve Tlos ile dönüşümlü.) Aydin Cukurova kas@kasartcamp.com - aydin@aydincukurova.com Tel: 0242 8395429 - 0532 3740219

 

 


 

 

 

 


 

 

Uluslararası karma sergi ve Atina POPFA fotoğraf kulübüyle yaz sezonunu açan Kaş-Eflatun Sanat Kampı, Haziran ayında da dünyaca ünlü Hollandalı seramik-heykel sanatçısı Valentine van Herpen sergisine ev sahipliği yapıyor



28 Haziran’da bir de workshop yapacak olan Valentine van Herpen’in dış mekan sergisine eşlik eden sergi ise doğa fotoğrafının usta ismi Gökhan Türe’nin fotoğraf sergisi olacak.

Sanatsal etkinlikleri Yoga, Reiki ve Likya kültür yürüyüşleriyle bütünleştiren
Eflatun Kamp’ın yoga aktivitelerindeki ilk konuğu ise Dean Livesley olurken Reiki ve Aroma Terapi uygulamaları da Ann Küçük ile başlıyor..

Haziran 2005 Aktiviteleri

Yoga : Dean Livesley

Reiki & Aroma Terapi : Ann Küçük

Salı Workshopları
07 Haziran Gonca Dülger (heykel)
14 Haziran Petra Bonomi (resim)
21 Haziran Serap Kızgut (resim)
28 Haziran Valentine Von Herpen (seramik

Likya Kültür Yürüyüşleri
Pazartesi yürüyüşleri (½ gün): - Phellos ve Eflatun Tepe, Kyneai ve Hoyran ile dönüşümlü.
Çarşamba yürüyüşü ve tekne gezisi (tam gün): Teimussa-Simena-Kekova
Cumartesi yürüyüşleri (½ gün-tam gün): Patara Su Kemerleri, Şeşebe Kilisesi, Patara, Pınara ve Tlos ile dönüşümlü.)

Bütün sezon aktiviteleri ve daha geniş bilgi için lutfen www.kasartcamp.com sitemizi ziyaret ediniz.

Aydin Cukurova
kas@kasartcamp.com - aydin@aydincukurova.com
Tel: 0242 8395429 - 0532 3740219

 

 

Uluslararası karma sergi ve Atina POPFA fotoğraf kulübüyle yaz sezonunu açan Kaş-Eflatun Sanat Kampı, Haziran ayında da dünyaca ünlü Hollandalı seramik-heykel sanatçısı Valentine van Herpen sergisine ev sahipliği yapıyor.

Uluslararası karma sergi ve Atina POPFA fotoğraf kulübüyle yaz sezonunu açan Kaş-Eflatun Sanat Kampı, Haziran ayında da dünyaca ünlü Hollandalı seramik-heykel sanatçısı Valentine van Herpen sergisine ev sahipliği yapıyor. 28 Haziran’da bir de workshop yapacak olan Valentine van Herpen’in dış mekan sergisine eşlik eden sergi ise doğa fotoğrafının usta ismi Gökhan Türe’nin fotoğraf sergisi olacak. Sanatsal etkinlikleri Yoga, Reiki ve Likya kültür yürüyüşleriyle bütünleştiren Eflatun Kamp’ın yoga aktivitelerindeki ilk konuğu ise Dean Livesley olurken Reiki ve Aroma Terapi uygulamaları da Ann Küçük ile başlıyor.. Haziran 2005 Aktiviteleri Yoga : Dean Livesley Reiki & Aroma Terapi : Ann Küçük Salı Workshopları 07 Haziran Gonca Dülger (heykel) 14 Haziran Petra Bonomi (resim) 21 Haziran Serap Kızgut (resim) 28 Haziran Valentine Von Herpen (seramik Likya Kültür Yürüyüşleri Pazartesi yürüyüşleri (½ gün) - Phellos ve Eflatun Tepe, Kyneai ve Hoyran ile dönüşümlü. Çarşamba yürüyüşü ve tekne gezisi (tam gün): Teimussa-Simena-Kekova Cumartesi yürüyüşleri (½ gün-tam gün) Patara Su Kemerleri, Şeşebe Kilisesi, Patara, Pınara ve Tlos ile dönüşümlü.) Aydin Cukurova kas@kasartcamp.com - aydin@aydincukurova.com Tel: 0242 8395429 - 0532 3740219

 

 

Kültür Sanat (Hürriyetim)

Son Güncelleme 02:14

22.07.2004

 

Bu pansiyonda "sanat" var!

 

 

Antalya'nın Kaş ilçesi, iyiden iyiye bölgenin kültür- sanat merkezi haline geldi. Her yıl yapılan Uluslararası Likya Kültür Festivali'nin düzenleyicisi, ressam Aydın Çukurova başta olmak üzere Kaş'ta yaşayan ya da tatillerini geçiren yerli ve yabancı sanatseverlerin de desteğiyle ilçeye bir sanat kampı kazandırıldı. Çukurbağ Köyü’nde, 1500 metrekarelik bir alanda ,antik Likya yürüyüş yolu üzerindeki iki katlı bir taş ev, Kaş Eflatun Sanat Kampı adıyla hizmet veriyor.

Eflatun Kamp’ın ilk etkinliği de Fransa, Almanya, Hollanda, İngiltere Yunanistan ve Türkiye’nin çeşitli yörelerinden farklı disiplinlerdeki 12 sanatçının biraraya geldiği karma sergi.

Marlis Dimont (Almanya), Jack Bordouse (Fransa), Emly Devis (İngiltere), Valentin Von Harpen (Hollanda), Takis Lasos (Yunanistan) Nuray Holcher, Sitare Ağaoğlu, Duygu Kalsın, Petra Josefine (Almanya) Hülya Kalender, Serap Kızgut, Gül Bolulu'un (Türkiye) yapıtlarından oluşan sergi 1 Ağustos'tan başlayarak 15 Eylül tarihine kadar Eflatun Sanat Kampı'nda sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
 
Eflatun Sanat Kampı'nda her ay kişisel bir sergi düzenlenecek. Her bir odası antik Likya kent adlarıyla sanat galerisi, kütüphane ve pansiyon olarak da kullanılan mekanda resim, fotograf, seramik, mozaik ve el sanatları gibi sanatın farklı dallarında çalışma grupları oluşturuluyor, gösteri ve söyleşilerle birlikte Likya’nın gizemli kentlerine kültür yürüyüşleri yapılıyor..

Dileyenlerin yoga ve meditasyon yapabilecekleri, uzman ellerde aromaterapi ve ‘‘reiki’’ ile stres atabilecekleri kampın etkinlikleri arasında dağ bisikleti, motosiklet gezileri  de var..

MEKAN: Kaş’ın 10 km. kuzeyindeki Çukurbağ Köyü’nde, Fellos ve Antifellos (Kaş) antik kentleri arasındaki antik Likya yürüyüş yolu üzerinde. 15-20 dakikalık yürüyüş ve kara yollarıyla  Antik Dünya’nın önemli kentlerine rahatlıkla ulaşılır.. Doğusundaki Myra, Kekova, Kyneai, Hoyran.. batısında Patara, Leton, Ksantos ve Tlos gibi tarihin katmanları arasındaki kentlerin tam orta noktasında.. hemen güneyindeki Bakacak’ın sırtlarında  Kaş ve Meis Adası’na kuş bakışı  ve Akdeniz’in sonsuz ufuklarını gören
Çukurbağ-Düdenağzı Vadisi’ndedir...

ULAŞIM: Yoğun sezonda her pazartesi saat 12.30’da otogardan servis yapılıyor, ayrıca  Kaş’tan Çukurbağ ve Ağullu köylerine düzenli olarak her yarım saatte bir dolmuş var.. sonrasında 1 km. antik Likya yolunda yürüş zorunluluğu.. Aracı olanlar ise Çukurbağ Köyü’ne geldiklerinde Eflatun tabelasını izliyor.

EFLATUN SANAT KAMPI: Eflatun,  iki katlı sekiz odalı taş bir  pansiyon-ev. Giriş katındaki dört odasının sürekli izlenime açık sanat galerisi ve kütüphane olarak da kullanıldığı evin alt katları birbirinden bağımsız odalardan oluşuyor..

Her iki katın geniş ön terasları da açık mekan sergi alanı olarak kullanılıyor. Atölye çalışmalarının yapıldığı ortak yaşam alanı ise üzümleri dalından koparıp yiyebileceğiniz asmaların gölgeliğindeki ön bahçe.. Yüz yıllık meşe ağacının gölgesi ise boş saatler için..Yan duvarındaki, ocağından odun alevi eksik olmayan bağımsız mutfak ise bahçenin en işlek noktasında.. onun arkasında ise meditasyon kümbetleri ve çadır alanı.. daha da derinliklerde ise kampın nazlı atı Nazlı ve oğlu Çakır Tay’ın alanı var.. Tere, roka, salatalık, patlıcan gibi organik sebzelerin yetiştiği sebze bahçesi ise batı yakada..

KAMPTA YAŞAM VE ETKİNLİKLER: Ortak yaşam alanlarında sanat çalışmalarının yapılacağı kamp etkinlikleri süreç içerisinde doğal ve tarihi dokuya taşınacak. Dileyenlerin atölye çalışmaları yanı sıra yoga ve meditasyon yapabilecekleri, uzman ellerde ‘‘reiki’’ ile stres atabilecekleri,  yamaç parasütü ve skuba diving ile sonsuzluk hissini yaşayabileceği kampın etkinlikleri arasında Likya’nın gizemli kentlerine kültür yürüyüşleri, günü birlik tekne gezisi, dağ bisikleti, motosiklet ve atv gezileri  de var..  Bunlardan sıkılırım diyenler ise Nazlı At ile küçük bir gezinti yapabilir, bahçede çapa yapıp sebze ve çiçek sulayabilir.. arzu edenlerse mutfağa girip hünerlerini döktürebilir.. Kitap kurtları ise endişelenmesin;  dünya edebiyatının en seçkin yapıtlarından antropoloji ve arkeolojiye kadar essiz bir kütüphane hamakla birlikte onları bekliyor..              

SANAT ATÖLYELERİ: Resim, seramik, mozaik, el banatları gibi sanatın çeşitli katmanlarında başlangıç düzeyinde temel bilgi veriliyor.. Dileyen konuklar farklı disiplinlerdeki yerli ve yabancı sanatçıların farklı dönemlerdeki workshoplarına eşlik edebiliyor.. Özel kullanım malzemesi olmayanlar ekonomik olarak kamptan temin edebiliyor.    

KAMP SÜRESİ VE DÖNEMLER: 12 ayın her pazartesi günü bir haftalık kamp süresinin başlangıç günü.. pazartesileri kaçıranlar  dilediği an kampın olağan programına dahil olabiliyor.

DİĞER NOTLAR: Double oda kişi başı 45 milyon, yatakhane oda 35 milyon/duş-wc ortak.. Çadır 32 millyon. Çardakta ve kendi çadırıyla konaklayanlar içinse 30 milyon/gün. ilk hafta sonrasındaki günler ve öğrencilere %10  indirim uygulanıyor

* Konuklarına organik sebzelerle birlikte yöre mutfağından ortak bir mönü sunan Eflatun’da dileyenler çadır ve uyku tulumuyla da konaklayabiliyor.. 

* Üç öğün yemek ve konaklama 35/45 milyon.. Etkinlik ücretleri seçimlere göre değişiyor. Bu arada Eflatun Sanat Kampı'nın denize karayoluyla 10 dakika uzakta oludğunu da not düşelim.

BİLGİ İÇİN:
Aydın Çukurova - Emly Davis
eflatuncamp@yahoo.com
Tel: 0242 8395429

(Hürriyetim) 

 

Alternatif Tatil Mekanları  ~  Alternatif Tatil: Kaş Eflatun Sanat Kampı

bettyblue

Tarih: Pts Ağu 07, 2006 9:30 am

Alıntıyla Cevap Ver

Kayıt: 22 Hzr 2006 Mesajlar: 14



Alternatif Tatil: Kaş Eflatun Sanat Kampı

Kaş Eflatun Sanat Kampı, Akdeniz'in sonsuz ufuklarını gören Çukurbağ Köyü'nde, Likya yürüyüş yolu üzerinde bulunuyor. Eski bir köy evinin restore edilmesiyle oluşturulan Kaş Eflatun Kampı'ndan karayoluyla 10 dakikada denize, 10-20 dakikalık yürüyüşlerle de antik dünyanın önemli kentlerine rahatlıkla ulaşmak mümkün.



Eflatun Sanat Kampı 'nda iki katlı sekiz odalı bir taş pansiyon ev sizler için hazırlanmış. Giriş katındaki dört odanın sürekli izlenime açık sanat galerisi ve kütüphane olarak da kullanıldığı evin alt katları birbirinden bağımsız odalardan oluşuyor. Her iki katın geniş ön terasları da açık mekan sergi alanı olarak kullanılmakta. Üzümleri dalından koparıp yiyebileceğiniz asmaların gölgeliğindeki ön bahçe ise atölye çalışmalarının yapıldığı ortak yaşam alanı olarak kullanılıyor. Asırlık meşe ağacı gölgeliğindeki çardak tembellik için ideal.

Yan duvarında, ocağından odun alevi eksik olmayan bağımsız mutfak bahçenin en işlek noktasında. Onun arkasında ise meditasyon kümbetleri ve çadır alanı bulunuyor. daha da derinliklerde ise Helen ve Hektor'un yeri var. Eflatun 'da ayrıca tere, roka, salatalık, patlıcan ve domates gibi organik sebzelerin yetiştiği bir de (sebze) bahçesi bulunuyor

Eflatun 'da açık büfe kahvaltı, hafif bir öğle yemeği ve akşam yemekleri, odun ocağında ve yöreye özgü organik tahıl ve kamp bahçesinde yetiştirilen sebzelerden hazırlanıyor.


KAMPTA YAŞAM ve AKTİVİTELER

Kaş Eflatun Sanat Kampı'nda atölye çalışmalarına katılma zorunluluğu yok. Ortak yaşam alanlarında sanat çalışmalarının yapıldığı kamp etkinlikleri süreç içerisinde doğal ve tarihi dokuya taşınıyor. Dileyenler atölye çalışmalarının yanı sıra yoga ve meditasyon yapabillir, kristal terapi ve reiki ile stres atabilir, yamaç paraşütü ve scuba diving ile sonsuzluk hissini yaşayabilirler.

Kampın etkinlikleri arasında Likya'nın gizemli kentlerine kültür yürüyüşleri, günübirlik tekne gezintileri ve şiir akşamları aktivitesi de var. Bunlardan sıkılırım diyenler ise bahçede çapa yapıp, sebze ve çiçek sulayabilir, arzu edenlerse mutfağa girip hünerlerini sergileyebilirler. Kitap severler ise endişelenmesin; dünya edebiyatının en seçkin eserlerinden antropoloji ve arkeolojiye kadar eşsiz bir kütüphane hamak keyfi ile birlikte onları bekliyor.

Geceleri ise kamp ateşi başında derin sohbetler, dia gösterileri ve söyleşiler var.

Sanat Atölyeleri:
Kaş Eflatun Sanat Kampı 'nda resim, seramik, heykel, ebru ve fotoğraf çalışmaları yapılıyor. Uygulamaların tamamı başlangıç düzeyinde olup, fotoğraf makinesi ve film dışında katılımcılara gereken araç-gereçler atölye tarafından sağlanıyor. Katılımcılar atölye çalışmalarından istediklerine katılabiliyorlar.



Doğa Yürüyüşleri:
Bölge, trekking ve antik kentler arası yürüyüşler gibi, doğa etkinlikleri için sayısız olanaklar sunmakta. Herkesin kolaylıkla göğüsleyebileceği patikalarla süslü rotalarda, dramatik görünüşlü zengin maki toplulukları arasından geçerek, sedir ormanları ile kaplı yeşil tepeleri, kanyonları, vadileri ve su kaynaklarını izleyerek, yarı evcil keçiler, kimi zaman eşekler, bazen de sempatik sincaplarla karşılaşmak, mevsimine göre bitkileri, kuşları ve diğer hayvanları gözlemlemek, kuşkusuz tatilini hem deniz kenarında geçirip, hem de doğa ile iç içe yaşamak isteyenler için iyi bir alternatif oluşturma. Bu yürüyüşler, doğa güzelliklerinin yanı sıra, Likya patikalarını takip ederek, henüz yoğun turist akınına uğramamış antik kentleri keşfetme, bozulmamış köyleri ve yöresel özelliklerini tanıma imkanını da sağlamakta.

Yoga ve Meditasyon:
Binlerce yıllık geçmişi olan yoga öğretisi, yaşamın getirdiği bedensel ve zihinsel gerginliği gidermek, yaşantımızı daha huzurlu, daha doyurucu kılmak için günümüzde bile geçerliliğini koruyan en etkin öğretilerden, yöntemlerden birisi. Duruş, nefes alıp verme ve yoğunlaşma (konsantrasyon) üzerine kurulmuş olan yoga öğretisi bedenle zihin birlikteliğini, bütünselliğini içeriyor. Kökeni eski Hint uygarlıklarına kadar inen bu öğretinin amacı kişinin bedensel, duygusal ve zihinsel açıdan yetkinleşmesi ve kendi iç barışını, iç özgürlüğünü gerçekleştirmesir .Yoga için en uygun zaman olan gün doğumu ve gün batımlarında yapılan egzersizler, doğanın tüm renk ve dinginliğiyle pozitif enerji yüklenmemizi sağlıyor. Hatha Yoga veya Tibet Yogası ile bedeninizin sınırlarını keşfedecek, kas ve eklemlerinizin tamamını çalıştıracak, kan dolaşımımızı hızlandıracasınız. Sessizlik Meditasyonu ile zihninizi sakinleştirirken kendinizi dinleyeceksiniz.

Reiki ve Kristal Terapi:
Reiki, bir Japon sözcügü olup anlamı 'evrensel hayat enerjisi' dir. Bütün canlılarda önemli bir hayat enerjisi olup tedavi maksadıyla harekete geçirilir, çekinecek bir sistem değildir.
Terapi, tedavi görecek kişinin üzeri giyinik sekilde zemine uzanmasıyla başlıyor. Terapist çok yavaşça ve hafif bir şekilde elini kişinin vücudunun değişik bölgelerinde, kafa ve yüzü de içine alarak gezdiriyor; bir saat kadar sürebiliyor. Reiki enerji akımı terapistin elleriyle kişinin vücudunun en çok ihtiyaç duyduğu bölgeler üzerinde bloke edilmiş enerjiyi serbestleştirip , toxini temizliyor ve balans durumunu düzenlemeye çalışıyor.

Kristal Terapi seansında, çok değisik kristaller ve kıymetli taşlar kişinin elbiseli olarak uzanıp yatış halinde veya oturmus halde bütün vücudunun sadece üstüne yerleştiriliyor. Doğal enerji kullanarak vücudun balansını ve iyileşmesini sağlıyor.

Ulaşım
Rezervasyonlu grupların transferi Kaş otogarı ve hava alanından sağlanıyor. Ayrıca otogardan Çukurbağ köyüne her saat başı dolmuş var (sonrasında 1 km. Likya Yürüyüşü). Aracı olanlar ise Kaş-Çukurbağ Köyü' ne geldiklerinde Düdenağzı sapağından Eflatun tabelasını izliyor.

İletişim
Adres: Çukurbağ Köyü, KAŞ ANTALYA
Tel: + 90 242 839 54 29
GSM: + 90 532 374 02 19 / + 90 505 458 03 99
Web: kasartcamp.com